Mesleki eğitimde, 4 alanda yaşanan önemli değişim

Mesleki eğitimde, 4 alanda yaşanan önemli değişim

Milli Eğitim Bakan yardımcısı Mahmut Özer, Star Gazetesinde yayımlanan makalesinde,

mesleki eğitimde gelinen noktayı özetledi. Birin yılın sonunda sektörle güçlü

işbirlikleri oluşturuldu, öğrenci sayısı bir önceki yıla göre %17 arttı, öğretmenlerin

eğitimlerinde artış meydana geldi, çırak-kalfa ve uzta sisteminde önemli düzenlemeler

yapıldı. İşte Mahmut Özer'in yaptığı tespitler:

1- Sektör ile güçlü işbirlikleri kuruldu

Mesleki ve teknik eğitim sektörlerin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmek

için kurgulanmış bir eğitim türüdür. Dolayısıyla sektörlerle yoğun etkileşimin

olması, eğitim türünün doğası gereğidir. Bu nedenle MEB, eğitim verdiği 54 alan

ve 203 dalda ilgili sektörlerle sistematik bir iş birliği yaklaşımı gerçekleştirdi.

İş birliği yaklaşımı sektörleri eğitim süreçlerinin tamamına dahil etmeye odaklanıyor.

Bir diğer ifadeyle iş birliği, eğitim verilen alanda müfredatın birlikte

güncellenmesini, öğrencilerin işletmelerde beceri eğitimlerinin

birlikte düzenlenmesini, öğretmenlerin iş başı ve mesleki gelişim eğitimlerine

sektörlerin destek vermesini kapsıyor. İlaveten, sektörler başarılı

öğrencilere burs vermeyi ve iş birliği kapsamındaki okullardan mezun olanlara

istihdamda öncelik vermeyi de taahhüt ediyor. İlk defa bu kapsamda bir iş

birliği modeli uygulamaya konuyor. Bu deneyim sektörler için de yenidir ve sektörlerden

kenarda durup şikayet etme yerine sürece aktif katılıp sorumluluk almayı talep

ediyor. İş birliklerinin ayrıntıları tüm alanlardaki sektörlerin önemli temsilcileriyle

paylaşıldığında aslında onların da yıllardan beri bunu istedikleri görüldü.

Ve bir yıl gibi kısa bir sürede eğitim verilen 54 alanın tamamında sektörlerle

güçlü iş birlikleri kuruldu. Kurulan bu güçlü iş birlikleri bundan sonra

değinilecek başarıların elde edilmesine önemli katkı verecektir.

2- Öğrenci sayısı yüzde 17 arttı Sektörlerin aktif katıldığı ve öğrencilere burs, gerçek iş ortamında beceri

eğitimi ve istihdam vaadi olan bir mesleki ve teknik eğitim arzı, öğrencilerin

ve ailelerinin kısa vadede ilgisini çekmeyi başardı. 2019-2020 eğitim-öğretim

yılında mesleki ve teknik ortaöğretime kaydolan öğrenci sayısı bir önceki yıldakine

göre yüzde 17 arttı. Özellikle sektörlerle iş birliği kurulmuş proje okullarında

doluluk oranları yüzde 100'e yaklaştı.

MEB çözüme yönelik geliştirdiği yeni yaklaşımda mesleki ve teknik ortaöğretimde

çeşitlilik öngörüyordu. Bu amaçla ASELSAN ile savunma sanayi alanında iş birliğine

gitti ve ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini kurdu. Benzer şekilde mühendislik

eğitiminde ülkemizde tarihi en eski olan ve güçlü deneyime sahip İTÜ'nün bu

deneyimlerinden ortaöğretim seviyesinde yararlanmak üzere MEB ile işbirliği

içinde İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini kurdu. Her iki okula da sunulan

kontenjanın çok üzerinde başvuru oldu ve ilk kez mesleki ve teknik ortaöğretime

yüzde 1'lik dilimden öğrenci alındı.

3- Öğretmen eğitiminde artış

Mesleki ve teknik eğitimde alan ve atölye öğretmenlerinin iş başı ve mesleki

gelişim eğitimlerinin sürekliliği eğitimin kalitesi açısından büyük öneme sahiptir.

MEB'in mesleki ve teknik eğitimde çözüme yönelik geliştirdiği yeni yaklaşımda

öğretmen eğitimine özel önem verildi. Bu amaçla yukarda değinilen sektörlerle

kurulan güçlü iş birlikleri kullanıldı ve eğitim verilen tüm alanlardaki öğretmenleri

içeren kapsamlı bir eğitim paketi hazırlandı. Sektörler iş yerlerinin kapılarını

öğretmenlerin eğitimleri için açtı. Tüm bu iş birliklerinin sonunda 2019 yılında

eğitim alan öğretmen sayısında bir önceki yıla göre altı katlık artış elde edildi

ve 15 bin öğretmene iş başı ve mesleki gelişim eğitim imkanı sunuldu. MEB, 2019

yılında bu süreçteki deneyimlerini göz önüne alarak 2020 yılı için 20 bin öğretmenin

iş başı ve mesleki gelişim eğitimi planlaması yaptı. Böylece iki yıl gibi kısa

bir sürede mesleki ve teknik alan öğretmenlerinin yaklaşık yüzde 70'nin iş başı

ve mesleki gelişim eğitimleri tamamlanmış olacaktır.

Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında döner sermaye kapsamında üretim

yapılmakta ve hizmet sunulmakta olup öğrencilerin mesleki becerileri uygulayarak

kazanmasında büyük öneme sahiptir. Ayrıca, öğrenciler yapılan üretime ve sunulan

hizmetlere katkıları ölçüsünde asgari ücrete kadar ücret alabilmekte ve mezun

olduklarında da istihdamları kolaylaşmaktadır. Dolayısıyla bu alanda alınacak

mesafe, mesleki ve teknik eğitimin tercih edilebilirliğini de artıracaktır.

Bu kapsamda yapılan üretim ve sunulan hizmetlerden elde edilen gelirlerden yapılan

yüzde 15'lik hazine kesintisinin 2018 yılı sonunda yüzde 1'e düşürülmesi mesleki

ve teknik eğitimde eğitim-üretim-istihdam ilişkisini güçlendirmiş ve yapılan

üretim ve sunulan hizmetlerde bir önceki yıla göre yüzde 40'lık bir artış elde

edilmiştir. 2019 yılında yaşanan süreç değerlendirilmiş ve 2020 yılında yüzde

100'lük artış için gerekli planlama yapılmıştır. 4- Çırak-kalfa-usta eğitimi

Geleneksel çırak-kalfa-usta eğitiminin yapıldığı mesleki eğitim merkezlerinde

öğrenciler haftada bir gün okulda eğitim alırken diğer günlerde işletmelerde

eğitimlerine devam etmektedir. MEB, mezunlarının eğitim aldıkları alanlarda

istihdam oranlarının yüzde 90'lara ulaştığı mesleki eğitim merkezlerini güçlendirmek

için önemli bir adım attı. Bu okullara devam eden öğrenciler dört yıllık eğitimleri

sonunda usta belgesi alabilmelerine rağmen lise diploması alamıyorlardı. Bu

da mesleki eğitim merkezlerinin tercih edilebilirliğini olumsuz etkiliyordu.

MEB, bu okullardaki öğrencilerin okula geldiklerinde fark derslerini alabilmeleri

ve dört yıllık eğitim sonunda lise diploması hakkı elde edebilmeleri için esnek

bir yapı kurdu ve 2019-2020 eğitim-öğretim yılı itibariyle uygulamaya koydu.

Bu adım mesleki eğitim merkezlerinin tercih edilebilirliğini artırdı ve kayıt

olan öğrenci sayısı bir önceki yıla göre yüzde 62 arttı. MEB, çözüme yönelik

geliştirdiği yeni yaklaşımda eğitim-istihdam ilişkisinin çok güçlü olduğu mesleki

eğitim merkezlerindeki öğrenci sayısını iki katına çıkarmayı hedefliyor. Bu

amaçla lise diploması hakkına ilaveten özel sektörün özellikle organize sanayi

bölgelerinde ve büyük ölçekli işletmelerde mesleki eğitim merkezi kurabilmeleri

için 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunda değişiklik yapıldı.

Güncelleme Tarihi: 25 Kasım 2019, 09:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER